Trigeminal Nevralji

Trigeminal Nevralji

Trigeminal nevralji

 

 

Trigeminal nevralji yüzde genellikle tek taraflı ve aralıklı olarak ortaya çıkan, çok şiddetli, elektrik çarpması veya şimşek çakması şeklinde tarif edilen bir ağrılı durumdur.

 

Belirtiler

 

Hastalarda genellikle yüzün bir yarısında aniden ortaya çıkan, kısa süren ama ne zaman olacağı tahmin edilemeyen bir sürede tekrarlayan çok şiddetli bir ağrıdır. Pek çok hasta bu ağrının şiddetini "Tüm yaşamları boyunca hissettikleri en şiddetli ağrı" olarak tarif ederler. Bazen ağrı kendiliğinden ortaya çıkar, bazen de yüze dokunma, traş olma, yüz yıkama, yemek yeme, konuşma gibi aktivitelerle ortaya çıkar. Böyle bir aktivite sonucu ağrı oluşuyorsa buna tetikleyici faktör adı verilmektedir. Tipik trigeminal nevraljide şiddetli atakların dışında yüz ağrısı yoktur. Ağrının şiddeti ve geliş sıklığı haftalar ve yıllar içinde değişebilmektedir. Bazen birkaç ay sürekli olarak ızdırap verici olabilirken, bazen de aylarca veya yıllarca tamamen kaybolabilmektedir.

Eğer şimşek çakması şeklinde ağrılara eşlik edecek şekilde ve buna ek olarak sürekli bir ağrı varsa bu durumda atipik trigeminal nevraljiden bahsedilir.

 

Trigeminal nevraljinin nedeni

 

Bu konu ile ilgili olarak yüzyıllardır değişik fikirler öne sürülmüştür. Ancak uzun süredir kabul edilen neden, trigeminal sinire omurilik soğanından çıkış yaptığı bölgede bir damarın baskı yapmasıdır. Ancak bu teorinin zayıf taraflarını gösteren pek çok bilimsel çalışma vardır. Bazı araştırmacılara göre bu hastalığın nedeni beynin kendi içindeki bir bozukluktur. Nadiren bazı hastalarda multiple skleroz denilen hastalık trigeminal nevraljiye neden olabilmektedir.

 

Tanı konulması

 

Trigeminal nevraljide tanı konulmasında en önemli konu hastanın yakınmalarıdır. Bunun dışında hiçbir tanı yöntemi bir hastada trigeminal nevralji olduğunu göstermez. O nedenle bu gibi yakınmaları olan hasta ile hekimin yüzyüze yapacağı konuşma, hastanın ağrı ile ilgili özellikleri tarifi tanı koymakta esastır. Hastaya trigeminal nevralji tanısı konulduktan sonra buna neden olan bir bozukluk olup olmadığını görmek için ayrıntılı özel MR çekilmesi gerekir.

 

Tedavi

 

İlaç tedavisi

 

Trigeminal nevralji tanısı konulduktan sonra MR çekilerek bir tümör, kist vs olmadığı görülürse hastaya ilaç tedavisi başlanır. Burada ilk kullanılması gereken ilaç karbamazepindir. Hatta bazı araştırmacılar eğer ağrılar bu ilaca cevap vermiyorsa, trigeminal nevralji tanısı doğru değildir demektedirler. Eğer karbamazepine bağlı olarak yan etkiler çok oluyorsa ya da yeterli yarar elde dilemediyse bu durumda difenilhidantoin, baklofen, gabapentin gibi diğer ilaçlara geçilmektedir. İlaçlar ataklar devam ettiği sürece kullanılır, ataklar geçmeye yüz tutunca ilaçların dozu azaltılıp bazen de tamamen kesilebilir.

 

Cerrahi tedavi

Eğer ağrılar ilaçlara rağmen geçmiyorsa cerrahi yöntemlerin kullanılması gerekir. Cerrahi yöntemleri üç ana grupta toplayabiliriz:

  1. Mikrovasküler dekompresyon
  2. Yanaktan iğne ile girilerek yapılan işlemler
  3. Gamma knife radyocerrahisi

 

Mikrovasküler dekompresyon ameliyatında başın arka kısmında kulağın hemen arkasında bir pencere açılarak içeri girilir. Trigeminal sinire baskı yapan damar bulunarak sinirden uzaklaştırılır. Araya bir sentetik yastık konularak tekrar baskı yapması önlenir. Bu teknik genel anestezi altında uygulanan bir yöntemdir. Bu yöntemde başarı oranı çok yüksektir. Ağrı ameliyatı takiben derhal geçer. Komplikasyon oranı düşüktür. Bu nedenle hasta genç ve sistemik sorunları yoksa ve ameliyat olmayı kabul ediyorsa bu yöntem tavsiye edilir.

 

Yanaktan iğne ile girilerek yapılan işlemler üç tanedir; Radyofrekans termokoagülasyon, gliserol enjeksiyonu ve balon kompresyon. Her üç yöntemde de amaç trigeminal sinirde bir tahribat yaratarak ağrıları geçirmektir. Bu yöntemleri üçünde de başarı oranı yüksektir. Ancak yüzde uyuşukluk gelişmesi en çok can sıkan yan etkidir. Ameliyat olmak istemeyen ancak ağrılarının derhal geçmesini isteyen hastalarda uygulanması önerilir.

 

Gamma knife radyocerrahisinde ise kafatası açılmadan, herhangi bir iğne ile girilmeden sadece trigeminal sinire odaklanmış ışın yönlendirilerek sinirde bir tahribat yapılmasıdır. Bu yöntemin en önemli dezavantajı etkinin ortaya çıkması için 2-6 hafta geçmesinin gerekmesidir. Yan etki oranı diğer yöntemlere göre daha düşüktür.

 

Yukarıda anlatılan tüm cerrahi yöntemlerde de ne yazık ki başarısızlık ortaya çıkabilmektedir. Bu durumda hasta ile konuşularak aynı cerrahi yöntem veya farklı bir cerrahi yöntem kullanılabilmektedir.    

Baskı Formatı