Epilepsi (Sara) Hastalığı






EPİLEPSİ ve TEDAVİSİ

Halk arasında sara adıyla bilinen epilepsi, beyindeki sinir hücrelerinde meydana gelen anormal elektriksel uyarı ve bunun sonucu olarak vücutta bazı belirtilerin ortaya çıkmasıdır. Epilepsi nöbeti denilen bu belirtiler, kasılma, donuklaşma, bilinç kaybı şeklinde görülebilir. Herkes herhangi bir sebeple sara nöbeti geçirebilir. Örneğin; şekerin ya da tansiyonun çok düştüğü durumlarda nöbet geçirilmesi mümkündür ancak kişinin tek bir nöbet geçirmesi epilepsi hastası olduğu anlamına gelmez. Epilepsi hastası diyebilmek için bu nöbetlerin süreklilik göstermesi gerekir.

EPİLEPSİ SEBEPLERİ

Epilepsi çeşitli sebeplere bağlı olarak ortaya çıkabilir. Tümörler, AVM (Arteriovenöz Malformasyon), beyin damarlarında tıkanıklıklar, enfeksiyonlar, menenjit bu sebepler arasında sayılabilir. Ayrıca doğuştan olduğu gibi çarpma ve düşme sonucunda kafa travması sonrası da gelişebilir. Böyle bir durumda çarpmanın şiddetine, etkilediği alana göre hastalığın ortaya çıkması aylar hatta yıllar alabilir.

EPİLEPSİ NÖBETLERİ

Epilepsi nöbetleri vücudun belli bir organını tutabilir. Örneğin; bazı hastalarda bacakta, kolda titremeler şeklinde gözlemlenirken bazı hastalarda ise tüm vücudu tutabildiği görülmüştür. Bazen de kol ya da bacakta başlar daha sonra bütün vücuda yayılabilir. Kimi hastalar ise konuşurken dalgınlaşır, susar bir süre sonra tekrar konuşmasına devam eder. Kısacası çok farklı şekillerde nöbet görülebilir.

TANI ve TEDAVİ

Epilepsinin tanısı MR, EEG, kan tetkikleri gibi yöntemler kullanılarak nöroloji uzmanları tarafından konur ve ilaçlarla nöbetler baskılanmaya çalışılır. Eğer hastanın nöbetleri ilaçlarla baskılanabiliyorsa ve günlük yaşantısına devam edebiliyorsa başka bir şey yapmaya gerek yoktur. Ancak nöbetler ilaçlarla baskılanamaz ve cerrahi olarak yapılacak bir müdahale nöbet sebebini ortadan kaldırabilecek gibiyse o zaman beyin cerrahisi işin içine girer. Beyin cerrahisi uzmanları daha çok tümörlere bağlı gelişen epilepsi ile ilgilenir. Bu durumda tümörün çıkartılması için ameliyat yapılması gerekir. Ayrıca doğum sırasında oksijen yetmezliği meydana gelirse beyinde Temporal lobda yer alan hafıza ve yön bulmada önemli rolü olan Hipokampus denilen bölge oksijen azlığından etkilenir ve orada bir dejenerasyon meydana gelir. Başka bir deyimle bu bölge incelir ve sinir hücreleri zarar görür, bu kişilerde de ileride gençlik dönemlerinde epileptik nöbetler ortaya çıkabilir. Bu hasta grubu da beyin cerrahisi uzmanlarını ilgilendirmektedir. Ayrıca beynin farklı yerlerinde doğuştan olan yapısal bozukluklar da nöbetlere sebep olabilir ve beyin cerrahisi uzmanları tarafından değerlendirilmelidir.

Beyinin herhangi bir yerindeki yapısal bozukluk nedeniyle (AVM, tümör, ya da beyinin kendi dokusunda bozukluk varsa) beynin o bölgesini ameliyatla çıkarmak gerekir. Böylece hastaların büyük kısmında nöbet kalmaz ya da çok seyrek hale gelir, yaşam kalitesi yükselmiş olur.

Epilepsi hastalarının yaklaşık yüzde 5’i ameliyata ihtiyaç duyar. Günümüzde bu ameliyatların riskleri oldukça azalmıştır. Bazı hasta gruplarında nöbetleri önlemek için pil de takılabilir. Bunun için; boyundaki vagus sinirine iletici bir tel sarılır, ucu pile bağlanır ve pil de göğüs duvarında cilt altına yerleştirilir. Bu pilden o sinire sürekli uyarı verilir, sinir de uyarıyı beyine aktarır böylece nöbetler bastırılır. Hastaların yaşam kalitesini oldukça yükselten bir yöntemdir. Ancak hangi hastalara uygulanabileceğine hekim karar verir.

© 2017 – www.selcukpeker.com Her Hakkı Saklıdır.